FRANK-HERTZ deneyini anlamak

Hepimiz az çok atomlardaki enerji düzeyleri hakkında kulaktan dolma da olsa bir şeyler duymuşuzdur. 1900 lü yılların başlarında deşarj tüpleriyle ilgili çok deneyler yapılmıştır. Bunlardan biri de Frank-hertz deneyidir. Deneyde belirli bir gerilim altında hız yani enerji kazandırılan elektronlar tüp içerisinde civa atomlarıyla esnek ve esnek olmayan çarpışmalar yaparlar. Esnek çarpışmalarda elektronlar enerji kaybetmeden yollarına devam ederken, esnek olmayan çarpışma yapan elektronlar ise enerjilerinin bir kısmını atomun etrafındaki elektronlara aktarıp elektronları bir üst yörüngeye çıkararak atomu uyarır. Uyarılmış elektron eski yörüngesine döndüğünde mevcut enerjiyi fotona dönüştürerek etrafına ışınım yayar. Her atomun kendine özgü bir ışınım imzası vardır. Yani her element uyarılınca etrafına yaydığı fotonun frekansı belirlidir. Bu sayede kimyada spketrometre ölçümü ile herhangi bir bileşiğin içindeki atomik bileşenler tespit edilmiş olunur. Yada astronomide çok uzak yıldızların bileşiminde yer alan elementler tespit edilmiş olunur. Atomu uyarmak için sadece belirli bir enerjiye sahip elektrona gerek yoktur. Yeteri kadar enerjiye sahip fotonlar da atomları uyarabilir.

Zaten çevremizdeki nesnelerin renkleri de bu şekilde oluşur. Maddeler uyarılma düzeyi ve üstündeki enerjiye sahip fotonları absorbe eder kalan enerjiyi yada absorbe edemediği fotonu yansıtır. Aslında maddelerin absorbe edemediği ışığı görmüş oluruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir